Uzaya Giden İlk Türk Yalanı

Ülkemizin uzay alanında öncü ülkelere göre oldukça geri bir konumda olduğu bilinen bir gerçek. Uzaya insan göndermek konusuna gelince uzaya kendi imkanlarıyla insan gönderen ülkeler şu ana kadar ABD, Rusya (Sovyetler Birliği) ve Çin. Bu ülkeler dışında uzaya insan gönderen başka ülkeler de vardır ancak bu ülkeler kendi imkanlarıyla uzaya insan göndermemiştirler. ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerin teknolojik imkanları ile göndermiştirler. Uzaya kendi imkanlarıyla yada başka ülkelerden yardım alarak insan gönderen ülkeler arasında Türkiye yoktur.

Uzaya şu anki yerli teknolojimiz ile insan göndermek bizim için oldukça uzak bir hayal. 12 Nisan 1961 tarihinde Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan olduğunu hatırlarsak zaten 2016 yılında Türkiye’nin bu alanda ne konumda olduğunu anlamak pek zor olmaz.

Astronot kavramına gelecek olursak Türkçe anlamı uzay adamı demektir. Uzay gemisini uzayda yöneten kimseye, Astronot ya da kozmonot yada Uzay Adamı denir. Astronot, Uzaya gönderilen araçları kullanmak ve gerektiğinde uzayda ve dünya dışı gökcisimlerinde yürümekle görevlendirilen insandır.

Astronotlar bir hayli uzun süren tecrübe ve testler sonucu seçilmektedirler. Çeşitli tıbbi testlerden geçen tecrübeli pilotlar, havasız ve ağırlıksız ortamlara uyum gösterebilmekten, sessizlik odalarına, psikolojik testlerden özel uçuş denemelerine kadar sayısız imtihana tabi tutulmakta ve başarılı olanlar astronot olmaya hak kazanmaktadır.

Astronot olmak böyle zorlu ve uzun bir süreçken ülkemizde astronot olmak için bunun hiç bir önemi olmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Nasıl mı?

1. Japonları Kandıran Türk Astronot Serkan Anılır

Serkan Anılır, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra Tokyo Üniversitesi’nde mühendislik alanında doktora eğitimi almak üzere Japonya’ya yerleşiyor. Japonya’daki eğitimi sırasında bilimsel çalışmalarıyla Türkiye’de de adından söz ettirmeye başlıyor.

Japon ve Türk medyasına verdiği bazı röportajlarda kendi projesi olarak ünlenen ATA Uzay Asansörü kapsamında bir dönem ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) 58 kişilik ekibi yönettiğini, Türkiye’nin de resmi ilk sivil astronot adayı olduğunu söylüyor ve BOM! Serkan artık bir kahraman. NASA’da aldığı iki yıllık astronot eğitimine dair fotoğraflar da göz dolduruyor. Kendisi aynı zamanda Japon Uzay Fiziği Departmanı Başkanı oluyor ve tüm dünyada, en çok da Türkiye’de, konferanslar vermeye gidiyor.

Kendisiyle ilgili Ekşisözluk’te 2004 -2009 arası yazılan entry’leri okumanız gördüğü halk desteğini anlamak için faydalı olacaktır.  Çocukların en büyük meslek hayallerinden olan astronotluğu ülke topraklarına getirdiği ve ailelerin örnek gösterdiği bilim insanlarından biri haline geldiği için kendisi hakkında atılan bazı manşetler şu şekilde:

Japonya’daki Süper Beyin – Türk Bilim Adamından Uzay Asansörü: ATA – İlk Türk Astronot – Japonların Türk Samurayı

Maalesef bu hikayenin pek çok yalan üzerine kurulu olduğu geç de olsa ortaya çıkıyor. Serkan Anılır Tokyo Üniversitesi’nin 130 yıllık tarihinde doktora tezi iptal edilen ve atılan ilk öğretim görevlisi oluyor. Hakkında açılan davalar oldukça fazla. Tahmin edebileceğiniz gibi ne NASA’da kendisini tanıyan var, ne Japonya’da Uzay Fiziği diye bir departman mevcut, ne de astronot kıyafetli fotoğrafı gerçek.

2. UFO Isıtıcı Çekilişinden Olma İlk Türk Astronot Ercan Kaygısız

Isıtma ve soğutma sektörü firmaları arasında yer alan UFO, 15 Ekim 2012- 28 Mart 2013 tarihleri arasında  UFO markalı bir ürün alan ve çekilişe katılan bir kullanıcısını uzaya götürüyor kampanyasını duyurmuştu.

Reklamı hatırlamak için önce izleyelim:

Çekiliş ile kazanan kişi Ercan Kaygısız oldu ve planlanan programa göre şöyle olması gerekiyordu; 2013 yılının son aylarında İstanbul’da başlayacak hazırlık programı, Amsterdam’da verilecek görev taktikleri kursu, yerçekimsiz ortam alıştırmaları, 39 Albatross’la yapılacak deneme uçuşu ve yerçekimsiz ortam uçuşuyla devam edecek. Son olarak Karayipler’de Curaçao Adası’ndaki 5 yıldızlı bir otelde 3 gün konaklayacak olan talihli Ercan Kaygısız, SXC havaalanından kalkan özel uzay aracıyla, 103 bin kilometre uçarak uzaya çıkacak. Gerçekleştirilecek olan “UFO Beni Uzaya Götürö kampanyasının uzay seyahati, XCOR Aerospace tarafından geliştirilen özel uzay aracı Lynx Mk II ile yapılacak ve bu macera İstanbul’dan itibaren saniye saniye kaydedilecekti. Ancak 2016 yılında XCOR tarafından yapılan açıklamada XCOR Mekiklerinin Ar-Ge sürecini durdurdu ve uçuşları süresiz olarak erteledi.

O dönem medyada bu konu yine yer bulmuştu hatta Ercan Kaygısız, Beyaz Show’a çıkmıştı.

 

3. AXE Deodorant Çekilişinden Olma İlk Türk Astronot Halil Kayıkcı

Takvimler 2013’ü gösteriyordu, Unilever grubuna ait olan deodorant markası AXE’ın Türkiye’den bir genci uzaya götürecek olan yeni serisi Apollo’nun reklam filmi yayına girmişti.

Reklam kampanyasının yayınlandığı dönemden bir tanıtım görseli.

Reklamı kısaca hatırlayacak olursak:

Yakışıklı bir itfaiyecinin güzel kızı yanan bir binadan kurtarmasını konu alıyor. Ancak mutlu son, beklenen taraftan gelmiyor! Alevler içindeki binaya zorlukla giren itfaiyeci yoğun çabaların ardından, hayatını ortaya koyarak kızı kurtarıyor. Güzel kızı binadan çıkaran kahraman itfaiyeci için şimdi mutlu son zamanı! Ama o da ne? Ölümden dönen esas kız kahramanıyla yalnızca birkaç saniye bakışıyor. Sokağın ortasında duran astronotu gören genç kız asıl kahramanına doğru koşuyor. Çünkü bir astronottan daha büyük kahraman olamaz!

AXE Apollo, Türk gencine uzay yolculuğunun kapılarını da aralıyor! ABD’deki Axe Apollo Uzay Akademisi, Uluslararası Uzay Dairesi Space Expedition Corporation (SXC) işbirliğiyle tüm dünyada tam 22 şanslı gence uzay yolculuğu fırsatı sunuyor. Türkiye’den 3 şanslı gencin Axe Apollo Uzay Akademisi’ne katılma, 1 şanslı Türk gencinin ise uzaya gitme şansı yakalayacağı kampanya böylelikle başlamış oluyor.

2013 yılında başlayan bu kampanyada internet üzerinden yapılan oylamada en çok oy alan Türkiye’den 3 kişi seçiliyor ve eğitime katılmaya hak kazanıyor. Bu eğitimlerinde sonunda ise kampanyaya göre uzaya gitmeye hak kazanan kişi İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Uzay Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencisi Halil Kayıkcı oluyor. Bu kampanyanın olduğu sene 2013 yılında 2.sınıf olan Halil Kayıkcı şuan üniversiten mezun bile oldu.

Kendisi ABD’nin Orlando şehrinde düzenlenen ve 4 gün süren bir kampta eğitim görmüş. Bu eğitim ile gerçek bir astronot eğitimi arasında ne gibi farklar olacağını anlamak zor olmamalı. 4 günlük eğitim ile astronot olmak sadece bizim ülkemize özgü bir şey olsa gerek.

Kampanyanın üzerinden 3 yıl geçti ve 2016 Mayıs ayında XCOR tarafından yapılan açıklamada XCOR Mekiklerinin Ar-Ge sürecini durdurduğunu ve uçuşları süresiz olarak ertelediğini açıkladı. Ancak ülkemizde medya bu konuyu kocaman içi boş bir balon gibi şişirmeye devam ediyor. Sürekli haber yapılıyor ve bilimsel hiçbir dayanağı olmayan haberler ile bu kişi astronot olmuş gibi lanse ediliyor. Okullarda, üniversitelerde ve konferanslarda konuşmacı olarak yer veriliyor.

Sadece bir deodorant markasının reklam kampanyası ile daha uzaya gitmeden ve nasıl ne zaman gideceği bile belli olmadan ülke çapında bu kadar göz önüne getirilip astronot gibi tanıtılması ve bu konuda söz sahibi biriymiş gibi konferanslarda konuşmacı olarak yer verilmesi ve başka markalar tarafından reklam yüzü olarak kullanılması ülkemizin medya ve reklam sektörünün bilimsel konularda ne kadar bilgi sahibi olduğunun kanıtıdır. Böyle bir ortamda Dr. Umut Yıldız gibi isimlere ülkemizde beklenen değerin gösterilmemesi gayet normaldir.

Samsung Türkiye, Morhipo gibi şirketlerin bile reklam yüzü olarak kullanması Axe markasının reklam kampanyasının başka reklam filmlerine uzanan garip yolcuğunu göstermektedir.

Aynı Ercan Kaygısız, gibi Halil Kayıkcı’da uzaya gidecek ilk Türk diye Beyaz Show’a çıkmıştı. Beyazıt Öztürk hangi adamın gideceğini unutmuş olmalı.

4. Uzaya Gidecek Diğer İlk Türk Astronotlar

Belirttiğimiz diğer isimlerin yanında 2015 yılında yine basında yer alan bir haberde SCX şirketinin XCOR Lynx Uzay Roketi’nin Türkiye temsilciliğini üstlenen VIP Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Ceylan Pirinçcioğlu, Türkiye’den Ahu Aysal, Ercan Kaygısız ve Timur Özkan katılacağı uzay seyahatinin 2015 sonunda yapılacağını söyledi. Ali Şen ise 2016’da seyahate katılacak demişti ama bu söylenen sözlerin üzerinden yine zaman geçti ortada herhangi bir açıklama ve haber yok bu konuda da belirsizlikler devam ediyor.

Özetlemek gerekirse uzaya gidecek ilk Türk kim olacak halen belirsizliğini koruyor ve ortada somut birşeyler görünmüyor. Basın bu konuda oldukça bilgisiz ve bazıları bu konudan çıkar sağlayacak seviyeye gelmiş. Umarız ki ülkemizden uzaya bir Türk vatandaşı gönderebiliriz ve bizde onu bu site üzerinden yayınlarız ama günümüz şartlarında oldukça zor görünüyor.

Kaynaklar:

https://halklailiskiler.com.tr/AXE_Apollo_Reklam_Filmi_Sasirtan_Sonla_Bitiyor..php

https://www.linkedin.com/pulse/kontrolsüz-bir-başarı-hikayesi-ilk-türk-astronot-serkan-onur-basat

http://www.diyadinnet.com/YararliBilgiler-1531&Bilgi=astronot

http://www.popularmechanics.com/space/a21103/the-xcor-lynx-spaceplane-might-be-down-for-the-count/

 

  • vatansever

    Velev ki biz çok geri bir ülkeyiz ve uzaya çıkmamız hayal ;bunun bu kadar aşağılamayı ve değersizleştirmeyi üzerine basa basa belirtme çabasını gerektirmeyeceği düşüncesindeyim.Bu yazıda farklı hesapların yapıldığı fikrine gark oldum.bu yazılan yazıyı esefle kınıyor bir daha bu siteye girmeme kararı alıyorum.Türkçe harflerle benim ülkemi aşağılama hakkını kimse sana vermez uzay org.

    • SenAslansinSenKralsin

      @vatansever Bu siteye ilk defa girdim. Diğer anlatılan konuları bilemem ama Türkiye olarak uzay alanında ne kadar gerilerde kaldığımızı anlatan paragraflar gerçekleri yansıtıyor. Geride kalmamızın sebepleriyle yüzleşmek ve bunlara çözüm üretmek yerine kendi yanlışlarımızı başkalarına kakalamakla yıllarımızı harcamaktan çekinmiyoruz. Yazarın söylediği her şey ülkemizin gerçekleri; kötüleme veya aşağılama amaçlı değil. Öyle olsaydı abartarak anlatırdı. Üstelik elin Amerikalısı 60-70 yıl önce uzaya gittiğinde ne dünyanın başka bir milletinden ne de gökten inen uzaylılardan yardım almadılar; çalışarak ve çaba göstererek bizim “hayal” dediklerimizi başardılar. Yorum atarken kullandığın takma adın hakkını verebilmek için, yazarın saatlerini harcayıp sana gerçekleri aktardığı makaleyi hor görmek yerine, bu gerçekleri değiştirme uğruna çaba sarf edebilirsin. Atalarımızın “Gök”türk olması ne kadar da ironik değil mi?