Nesli Tükenmiş Yeni İnsan Türü Keşfedildi

homonaled_0013

Homo naledi’nin kafatası modeli kullanılarak canlandırılmış hali. [Fotoğraf: National Geographic Society]

Arkeologlar, Güney Afrika’daki bir mağaradan çıkarılan binlerce fosil üzerindeki araştırmaları sonucunda yeni bir insan türü ortaya çıkarıldığını açıkladı. Homo naledi olarak açıklanan tür, modern insanın ‘küçük beyinli’ hali olarak tanımlandı.

Bilim insanları, Johannesburg kentinin dışında yer alan Rising Star mağara sisteminde buldukları 1,500’den fazla fosilin yeni bir insan türüne ait olduğunu açıkladı. Antik insanlar tarafından ev olarak kullanılan, deniz seviyesinden 1,450 metre aşağıdaki mağarada en az 15 ilkel insana ait 1,400 kemik ve 140 diş bulundu.

15 kişilik uluslararası bir ekibin yıllar süren çalışmasında, fosiller Rising Star içinde yer alan ve geçişi çok zor olan ‘Dinaledi Odası’nda bulundu.

eLIFE dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Homo naledi ilkel ve modern insana ait özellikler gösteriyor. Türün en belirgin özelliği ise beyninin Homo sapiens’e kıyasla küçük olması.

Londra Doğal Tarih Müzesi’nden Chris Stringer, Homo naledi’nin beyin hacminin sadece 550cc olduğunu ve bu haliyle modern günümüzdeki gorillere benzediğini belirtti. Witwatersrand Üniversitesi’nden Lee Berger, Homo naledi’nin düz değil daha kıvrık parmak ve omuzlara sahip olduğunu, gövde ve kalçalarının ise daha ilkel kaldığını belirtti. Türün ayak bilekleri, elleri, ayak ve bacakları ise modern insanın en yakın akrabası Neandertallere benzerlik gösteriyor.

Berger, Homo naledi’nin ayak yapısı sayesinde insan gibi hareket edebildiğini ifade ederken, diş ve çene yapısı itibariyle hem etçil hem de otçul olduğunu anladıklarını söyledi.

Homo naledi'nin yarısı bilgisayar modeliyle tamamlanmış kafatası. [Fotoğraf: Heather Garvin]

Homo naledi’nin yarısı bilgisayar modeliyle tamamlanmış kafatası.
[Fotoğraf: Heather Garvin]

2 Milyon Yıl Öncesine Uzanıyor 

Araştırma ekibinin başında yer alan Simonm Fraser Üniversitesi’nden Marina Elliott, ‘Dinaledi Odası’na girişin, Tutankamon’un mezarını keşfeden Howard Carter’ın içeriye ilk adımını atması olarak tanımladı.

Bilim insanları, kemikler üzerinde yapılan analizlerde Homo naledi’nin yaklaşık 2 veya 3 milyon yıl önceye uzanıyor olabileceğini, dahası, fosillerin 100 bin yıl öncesine de ait olabileceğini belirtti. Bu durumda, Homo naledi’nin modern insanın atalarıyla aynı dönem yaşamış olma ihtimali bulunuyor.

Yaşamış oldukları zamanın kesinleşmesi halinde, yeni türün ‘Homo’ olarak sınıflandırıp sınıflandırılmayacağı netleşecek.

Discovery News’e konuşan antrolopolog Ian Tattersall, ‘bulunan kemiklerin birden fazla türe ait olabileceğini ve Homo tanımı yapılmadan önce daha fazla analiz gerektiğini’ savundu.

Keşif ekibinde yer alan arkeologlar ise yeni bulgular ışığında modern insanın Afrika’dan göçü hakkında yeni bilgiler elde edilebileceğini belirtti. Stringer, bazı Homo türlerinin Afrika’dan bağımsız olarak ayrılmış olabileceğini öne sürdü.

Homo naledi kafatası. [Fotoğraf: John Hawks]

Homo naledi kafatası.
[Fotoğraf: John Hawks]

Kemikler İyi Korunmuş

Afrika kıtasında ilk kez insanın akrabalarına ait bu kadar çok fosil bir arada bulundu.Londra’daki Doğal Tarih Müzesi’nden Profesör Chris Stringer, naledinin “önemli bir keşif” olduğunu ifade etti.

“Sanki doğa insanın ne şekilde evrileceğine dair deneyler yapıyordu da insan benzeri canlılar Afirka’nın farklı bölgelerinde birbirine paralel bir şekilde ortaya çıkıyordu. Bunlardan sadece biri insanı ortaya çıkaracak şekilde hayatta kaldı” diyor Stringer.

Kemiklerin bu kadar iyi korunmuş bir halde günümüze kadar gelmesi bilim insanlarını şaşırtıyor.

Homo naledi Afrika’da bulunan diğer ilkel insanlara benzemiyor.

Bir gorilinki kadar küçük bir beyne sahip. Leğen kemiği ve omuzları çok iyi gelişmemiş.

Fakat kafatasının yapısı, dişlerin küçüklüğü ve karakteristik uzun bacaklar ve modern görünümlü ayakları nedeniyle insan cinsi kategorisinde değerlendiriliyor.

homonaledi

 

Ölülerini Gömüyorlar Mıydı?

Bilim insanları, dar bir hava boşluğundan geçilen Dinaledi Odası’nda bulunan kalıntıların akla birçok soru getirdiğine dikkat çekti.Mağaranın devamında dar bir yeraltı tüneli var. Berger’in ekibi National Geographic Society’nin desteğiyle buraya giriyor.Tünel çok dar olduğu için zayıf kadınlar gönderiliyor. 20 dakikalık bir sürünmenin ardından yüzlerce kemiğin bulunduğu bölüme giriliyor.
Homo naledi’nin yanı sıra kemirgenlerin ve mağaraya yanlışlıkla girdiği düşünülen bir baykuşun kemikleri bulunan mağarada başka hiçbir omurgalının izine rastlanmadı. Mağaradaki izler, Homo naledi’nin ölülerini buraya gömmüş olabileceği düşüncesini doğurdu.
Witwatersrand Üniversitesi’nden Lee Berger, yırtıcı hayvanların insan kalıntılarını Dinaledi’ye taşımış olmasının düşük ihtimal olduğunu, aşağı açılan boşluktan onlarca insanın aşağıya düşmüş olmasının da akla yatkın olmadığını belirtti. Kemiklerin bazılarının mağaranın alt bölmesine inemeyecek çocuklara ait olması, bilinçli olarak bu bölüme girilmediğine işaret etti.

Tüm değerlendirmeler ele alındığında, Homo naledi’nin ölülerini bölmeye açılan boşluktan aşağı bırakmış olabileceği düşüncesi öne çıktı.

Dinaledi Odası’ndan altı kadın arkeoloğun çıkardığı kemiklerle bir araya getirilen kafatası, el ve çene kemiği, 25 Eylül’e kadar Washington’da bulunan Ulusal Doğa Müzesi’nde sergilenecek.

Kaynak: Al Jazeera, BBC, National Geographic Society