Dünya’daki Su Güneş’ten Daha Yaşlı

Yeni bir araştırmaya göre, Dünya ve Güneş Sistemi’nin diğer bölgelerinde bulunan suyun büyük kısmı Güneş’ten çok eski bir tarihte oluştu. Araştırmaya göre, Dünya’daki suyun yüzde 30 ila 50’si yıldızlararası uzaydan geldi.

earth_water_main_002

Gökbilimciler, Dünya’daki suyun büyük bir kısmının Güneş’ten bile eski zamanlarda oluştuğunu düşünüyor. Michigan Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, Dünya’daki suyun bugüne ulaşan bir kısmı Samanyolu Galaksisi ve ötesindeki derin uzaydan gelen materyaller ile ortaya çıktı. Bulgu, Güneş Sistemi’nin ötesinde Dünya benzeri su içeren gezegenlerin bulunma olasılığını da bir kez daha doğruladı.

Space.com’a açıklama yapan araştırma ekibinden Ilse Cleeves, “Elde ettiğimiz bilgiler, yıldızlararası suyun olağanüstü sert yıldız doğumu süreçlerinde hayatta kalabildiği ve gezegensel nesnelerle birleştiğini gösteriyor” ifadesini kullandı. Cleeves, ‘Güneş’in oluşumu öncesi ve oluşum sürecinde su içeren yıldızlararası suyun Güneş Sistemi’ndeki birçok sistemin de içeriği haline geldiğini’ söyledi.

Gökbilimciler, bugüne kadar keşfedilen 2 binden fazla dış gezegenin yanı sıra derin uzayda milyarlarcasının keşfedilmeyi beklediğini ve bu gezegenlerin bir çoğunda milyarlarca yıl yaşamın oluşmasına olanak verecek su bulunabileceğini ifade etti. Geçmişteki araştırmalar, Samanyolu Galaksisi’nde var olduğu düşünülen yaklaşık 100 milyar yıldızın en az bir gezegene sahip olduğunu ortaya koymuştu.

‘Her yerde su var’

Güneş Sistemi’nde Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’ün kutuplarında bile su yer alıyor. Jüpiter’in uydusu Europa, Satürn’ün uydusu Enceladus’ta keşfedilmesibin yanı sıra, Mars’ın kutup bölgelerinde de katı halde su bulunuyor.

Araştırmada yer alan bir diğer isim olan Carneige Bilim Enstitüsü’nden Conel Alexander, ‘güneş sistemlerinin erken dönemlerinde yıldızlararası su ile etkileşime girmeleri halinde, birçok gezegenin sahip olduğu disklerde de su bulunma olasılığının çok yüksek olacağını’ söyledi.

Alexander, ‘güneş sistemlerindeki suyun yıldızların doğumunda yaşanan kimyasal süreçler sonucunda da oluşmuş olabileceğini, bu durumda su varlığının her yıldız sistemine göre değişeceğine’ dikkat çekti.

Ayrıca, her suyun ‘standart’ H2O olmadığına ve bazı su moleküllerinin farklı hidrojen izotopları içerdikleri için var olabilecekleri kozmik bölgelerin de değiştiği ifade edildi. Örnek olarak, döteryum adlı ağır hidrojen izotopu içeren su, ağırlıklı olarak süper soğukluğa sahip yıldızlararası uzayda yer alıyor.

Su Güneş’ten önce doğdu

Bilim insanları, gerçekleştirdikleri simülasyonlarda döteryum seviyesini sıfırlayarak, bir gezegen diski oluşumu için gereken ortalama bir milyar yıllık sürede ne dereceye kadar zenginleştiğini ölçtü. Sonuçlar, verilen sürede yaşam oluşumu için yeterince su oluşmadığına işaret etti.

Bulgular, Dünya’daki suyun yüzde 30 ila 50’si ile kuyrukluyıldızlardaki suyun yüzde 60 ila 100’ünün yıldızlararası uzayda, Güneş’in doğumundan önce oluştuğunu gösterdi. Simülasyondaki en düşük olasılıklar, okyanusların yüzde 7’si ile kuyrukluyıldızlardaki suyun yüzde 14’ünün Güneş Sistemi dışından geldiğini one sürdü.

Science dergisinde yayımlanan araştırma hakkında yorumda bulunan Cleeves, “Her gün tecrübe ettiğimiz olaylarla galaksimiz arasında bu tür bağlar kurmak evrenimize inanılmaz bir bakış açısı sunuyor” ifadesini kullandı.

Kaynak: Al Jazeera